Karasu Kampı

Bu yazıyı paylaş...Share on Facebook0

Bizim gurubun en sevdiğin yanı; ”hay di mi? ” dediğin anda bile yanına muhakkak eşlik edecek birilerini bulabiliyorsun.

“Ya, biz çok boş adamlarız” diyorum artık ya da bu motor olayını gerçekten benimsemişiz.

Haziran ayında, aslında Kerpe kampı olarak aniden alınan bir kararla çıktığımız yolda, arkadaşlarımızın mola yerinde fazla promil yüklenmelerinden dolayı zorunlu Karasu kampına dönüşen yolculuğumuzun fotoğraflarını sunuyorum Sizlere…

karasu-kampi (1)

Koray arkadaşımız bizi Karasu’da meşhur Ali Usta’nın yerinde ağırlarken.

Aslında amacımız burada bi iki atıştırıp yola devam etmek ve Kerpe’ye ulaşıp orada kamp kurmaktı ama…
“Balık olur da rakı olmaz mı?” diyen Zeynel ve Koray ikilisi şişeyi çoktaaan açmışlardı.

Size oradaki muhabbetleri anlatmama gerek yoktur sanırım. Zaten bu iki şahıs içtiğinde ne kadar sevimli olduklarını sizler de biliyorsunuz :)

Yemekler yendi, rakılar içildi. Şimdi sıra konaklama mevzusunda.

İşte ne olduysa burada oldu zaten. Planlarımıza göre tek çadır olduğundan bi şekilde bu çadırda dört kişi yatacaktık.
Ben ev sahibi olarak ( çadır benim ), bir delikanlılık yaptım ve dışarıda yatmayı kabul ettim. Ne de olsa biz alışkınız. Bu arkadaşlar daha yeni, sevdirmek lazım bu ortamı. Zeynel, “ben de yatarım dışarıda” deyince sorunun ortadan kalkmış olduğunu düşündük.

Ama gel gelelim bizim SOSYETE KORAY; “Ben çadırda yatmam. Deli miyim bu soğukta? Otelde kalırım ben, başka yerde kalamam. Gerekirse eve döner evde uyurum” diyerek bizi kıl etmeye başladı. Allah’ım saat gecenin ikisi olmuş, biz Karasu sokaklarında Koray Bey’e pansiyon, otel aramaya başlamıştık. Neyse iş baya inada bindi. Tam kopma noktasında, zorla Beyimizi kamp kumaya ikna ettik. Ama ne geceydi…

Kamp alanımız yine bir mesire yeri. Bir gün önceden yağmur yağmış ve her yer ıslak. Kuru odun bulup ateş yakmamız lazım ama nasıl?
Bizler ki Allah’ın sevgili kullarıymışız, çadır kurduğumuz yerin yüz metre ilerisinde bir palet deposu buluyoruz.
İlk çığlık şu oluyor “SABAHLAR OLMASIN”

karasu-kampi (2)

Evet ateşimizi yakıyoruz. Koray tabi baya üşüdüğünden hemen ateşin başına konuyor.

karasu-kampi (3)

Ateş olur da cila atılmaz mı şimdi?

karasu-kampi (4)

Cumhur bu olaya pek illgisiz, çünkü uyku saati çoktan geçmiş.

karasu-kampi (5) karasu-kampi (6)

“Ben çadırda kalmam” diyen adamımız, ateşin ısısından iyice gevşemiş bi vaziyette “Ben çadırsız yola gitmem abi” diye konuşmaya başladı.
Daha sonra bu lafı günlerce duyduk, ama en son, balayı için aldığı çadırları tembellikten kurmayıp kargo ile geri yollamış. O gün bugün pek konuşmaz.

karasu-kampi (7)

Sabahın ilk ışıkları… Zeynel ne kadar da sevimli çıkmış di mi abisi :)

karasu-kampi (8)

Cumhur ve Koray çadırda gayet rahat görünüyor.
Ben ev sahibi olduğumdan erken kalkıyorum ve bu görüntüleri size sunuyorum.

karasu-kampi (9) karasu-kampi (10) karasu-kampi (11)

Motorlarımızı çekmezsek olmaz tabi.

karasu-kampi (12)

Şimdi de şok görüntüler! Bizim sosyete uykusundan uyanıyor :)

karasu-kampi (13)

Bu görüntüleri sadece National Geographic’de görebilirsiniz. Bi de Bende :)

karasu-kampi (14)

“Bu, uykusundan uyanan adam da kim” demeyin. Tuna abimiz. ( Abi diyoruz saygımızdan yoksa yaşı benden küçük )
Normalde akşam bizimle olması gerekirken, teknik arızalar nedeni ile yola sabah çıkıyor ve bizi kamp alanın da yakalıyor. Güya abimiz gece bizimle kaldı havalarını vermek için uykudan yeni uyanan adam modunda. Yemezler öle sabahtan gelip ayaklar yapmayı :)

karasu-kampi (15)

Aramıza bir motor daha katıldı.

karasu-kampi (16) karasu-kampi (17)

Abimize sabah közde pişirdiğim sucuklardan ikram ediyorum. Eee kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez derler.

karasu-kampi (18)

İşte bak, dememiş miydim? Kesenize bereket Tuna Bey. Niye zahmet ettiniz :)

Evet kahvaltımızı yaptıktan sonra, asıl hedefimiz olan Kerpe yolarına atıyoruz kendimizi.

karasu-kampi (19)

Kerpe hatırası… Bu arada, bu benim göründüğüm ilk fotoğraf, dikkatinizi çekerim :(

karasu-kampi (20)

Birden bir kalabalık dikkatimizi çekiyor. BMW Türkiye’de buradaymış. ooooo…
Hemen aralarına kaynıyoruz.

karasu-kampi (21) karasu-kampi (22) karasu-kampi (23) karasu-kampi (24) karasu-kampi (25)

Bu görüntüler BMW TEAM tarafından çekilip daha sonra yayınladıkları gezi yazısından alıntıdır.
Yani adamlar bizden o kadar etkilendi. Eeee nede olsa BMW’nin kralı bizde.

karasu-kampi (26) karasu-kampi (27) karasu-kampi (28)

Bunlar’da Kerpe simitleri. Burada çubuk şeklinde oluyormuş. Simit şekli diye anılan çember olayı artık yalan oldu.

karasu-kampi (29)

Ben size demedim mi bu Cumhur’un hiç normal pozu yok diye. Bir de savunma yapıyor güya. İşte gerçek abiiii… objektifler yalan söylemez.

karasu-kampi (30) karasu-kampi (31) karasu-kampi (32)

Dönüş yolunu Kandıra’dan otobana geçip oradan eve olarak planlıyoruz. Kandıra yolları bir harika gerçekten.

karasu-kampi (33) karasu-kampi (34)

Bu son molamız oluyor. Kandıra’da mükemmel bir ızgara yiyoruz.
Buradan sonra Koray bizden ayrılıyor ve İstanbul’a geçiyor. Balayı için motorunu süsletecek :)
Biz de otobandan Ereğli yoluna dönüş yapıyoruz. Yolda felaket bir yağmura yakalansak da gezi gerçekten mükemmeldi.

Tekrar görüşmek üzere. Herkese saygılar…

The following two tabs change content below.