Ah Filip Ahhh!

Bu yazıyı paylaş...Share on Facebook0

Geçmiş zamanlardan bir gün, hava güzel ve baharla beraber içimizde yeşeren motosiklet coşkusu ile attık kendimizi dağ yollarına. Teşkilat sağlam. Bütün usta at binicileri burada.

Keçi yollarını takip ederek; Radar, Soğanlısu, Kandilli, Köseağzı, Balıköyü…

ah-filip-ahhh (1) ah-filip-ahhh (2) ah-filip-ahhh (3)

Alemin en karizma Endurocuları desek yalan olmaz herhalde :)

ah-filip-ahhh (4)

Hava kararmak üzere. Yunus arkadaşımızın arsasının manzarasına bakıyoruz. Bu, gün batımına son bakışımız oldu. Gün, o gün kötü batmıştı çünkü.

ah-filip-ahhh (5)

Kabus gibiydi… Tam Ereğli sahiline girdik dedik, arkadan Süpermen gibi gelen Gürkan Hoca acı haberi verdi. Yunus Köseağzı bayırında kalmış. Tabi gece karanlıkta kalabalık da olunca kim geride kaldı anlayamıyorsunuz. Önce benzin bitti sandık. Ben hemen bi hortum kaptım ve olay mahaile koştum. Fakat olayın rengi siyah!…

ah-filip-ahhh (6)

Olayın uzayacağını anlayan Abilerimiz bu durumdan zevk almaya başladılar. Ya da öyle görünmeye…

ah-filip-ahhh (7) ah-filip-ahhh (8)

Motoru söktük, söktük, söktük…

ah-filip-ahhh (9)

Ve biskelet haline getirdik. Ama ne yazık ki arıza bir türlü bulunamadı. Bu arada; işi bilmemekten değil, teknik donanımın yetersizliğinden dolayı bulamadığımızı belirtmek isterim :)

ah-filip-ahhh (10)

Nasıl da keyifliyiz değil mi? Sonuç olarak biz motoru burada bırakmak zorunda kalıyoruz. Filipciğim artık yenile şunu da bizi de esir etme. Neyse, bu da tecrübe olmuştu.

Şunu öğrendik; anlamıyorsan, kurcalama :)

The following two tabs change content below.