Bozhan’ın Kaleminden Çanakkale Assos – Bölüm (1)

Bu yazıyı paylaş...Share on Facebook0

Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin
Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.
Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer,
O ne müthiş tipidir, savrulur enkazı beşer.

Boşanır sırtlara, vadilere, sağnak sağnak.
Kafa göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el ayak
Vurulup, tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilal uğruna yarab ne güneşler batıyor.

Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker
Gökten ecdat inerek öpse o pak alnı değer.
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
Gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın.

Canlarından, topraklarından, ailelerinden, onurlarından ve vatanlarından başka hiçbir şeyleri yoktu. 135 günde 300.000 şehit. Bu vatan uğruna canlarını düşünmeden feda etmiş genç insanlar. Onlara ne kadar dua etsek, ne kadar hatırlasak, hatırlatsak azdır. Dünya tarihine adını yazdıran bu zafer, ülkemizin birliğinin ve bütünlüğünün bozulamayacağını, içerdeki ve dışarıdaki düşmanlara anlatmanın en kestirme yoludur. Her Türk vatandaşının kesinlikle gidip görmesi ve yeni nesilleri gitmesi için teşvik etmesi gereken bir yer Çanakkale.

Aslında Mart ayında niyet edilmişti Çanakkale gezisine. Ama olmadı, olamadı. Ereğli’deki motorcular olarak toparlanamadık o tarihlerde. Sonrasında da çok kez gitmek istedik ama kısmet, 07 Ekim ayına bize nasip olmasıymış. Benim için ayrı bir önemi de Ata’mızın orada bulunduğu yaşta oraya gitmemdir.

Bitirdiğimiz yazın yine Çanakkale’ye gitmek için İlhami Abi ile yola çıkan ve başaramayıp yarı yoldan dönen Big Hakan dostuma da beni yalnız bırakmadığı için teşekkür ediyorum.
14 Ekim 07 Pazar günü başlayan yolculuğumuza ben sabah 9.30 da başlıyorum. Havanın kötü olacağını bilmemiz sebebi ile benim yavaş gideceğimi düşünmemden, Big Hakan’dan 2 saat önce çıkma kararına varmıştık. Fakat havanın bu kadar kötü olacağını da beklemiyorduk doğrusu.

 

bozhanin-kaleminden-canakkale-assos-1-bolum (1)

Akçakoca sapağına kadar inanılmaz 1 fırtına eşliğinde gittim. Sapaktan Düzce’ye dönünce rüzgâr kesildi fakat yağış daha da sertleşti. İlk molamı Düzce’de bir benzinlikte verdim. Üzerimde Motosiklet kıyafetlerim haricinde bir de alt-üst yağmurluk giymiştim. Bu sebepten içime soğuk ve yağmur girmemekle beraber yazlık eldivenlerimden dolayı ellerim ve ıslanan ayakkabılarıma vuran rüzgârdan dolayı ayaklarım inanılmaz üşüdüm.

Otobana girdiğim sıra Big Hakan arayıp 30 dk. içinde yola çıkacağını bildirdi. Ben yoluma devam ettim fakat hava koşullarının kötü olması sebebi ile Sapanca’da durup Big Hakan’ı beklemeye karar verdim. Zira ayrı ayrı gittiğimiz için o beni, ben onu merak ediyordum.
bozhanin-kaleminden-canakkale-assos-1-bolum (2)

Bu arada kurumaya çalışacağım. Sapanca çıkışındaki dinlenme tesisine giriyorum ve çay üstüne çay içerek ısınmaya çalışıyorum. O kadar üşümüşüm ki vücudumun titremesine 30–40 dk. engel olamıyorum. Dinlenme tesisindeki manava sığınıyorum. Sağ olsun, Nuri kardeş orada dinlenmeme ve ısınmama ses çıkarmıyor. 2 saat kadar oyalanıyorum ve Big Hakan geliyor. O da üşümüş ve fakat durumu benden iyi. Nede olsa Eski Toprak :)

bozhanin-kaleminden-canakkale-assos-1-bolum (3) bozhanin-kaleminden-canakkale-assos-1-bolum (4)

Big Hakan’da biraz dinlenip çayını içtikten sonra Nuri ve Kerem ile vedalaşıp yola koyuluyoruz. Bayramın son günü ve havanın kötü olması, İstanbul yönüne doğru otobana her bağlanan yol, trafiği biraz daha yoğunlaştırıyor. Motosiklet ile yolculuk yapmanın nimetlerinden faydalanarak biraz yandaki emniyet şeridini biraz araçların aralarını kullanarak nispeten arabalardan hızlı gidebiliyoruz.

bozhanin-kaleminden-canakkale-assos-1-bolum (5) bozhanin-kaleminden-canakkale-assos-1-bolum (6) bozhanin-kaleminden-canakkale-assos-1-bolum (7) bozhanin-kaleminden-canakkale-assos-1-bolum (8)

İstanbul’a girişte depolarımızı doldurup durmadan devam ediyoruz Trakya’ya doğru. Yaptığımız rotaya göre Gelibolu’ da konaklamaktı niyetimiz. Fakat ıslanmış giysilerimizin üzerine bir de Trakya’nın soğuğunu yiyince hava kararmaya yakın, daha fazla zorlamamaya karar vererek akşamı Tekirdağ’da konaklayarak geçirmeye karar veriyoruz.

bozhanin-kaleminden-canakkale-assos-1-bolum (9)

Birkaç otel araştırmasından sonra iyi bir otele yerleştik. Ricamız üzerine sağlanan bir ısıtıcının önüne tüm ıslaklarımızı yayıp sabaha kadar kurumasını sağladık. Tekirdağ’a geldiğimizde yağmur kesilmiş ve gökyüzündeki yıldızlar ertesi günün güzelliğini haber verircesine ışıldıyorlardı.

bozhanin-kaleminden-canakkale-assos-1-bolum (10)

Kaldığımız otelin karşısı liman. Ereğli’den kalma alışkanlık herhalde, hemen limana gidip balık yenecek bir yer bakıyoruz. Hoş bir yer bulup kuruluyoruz. E tabii ki bu kadar üşümeye içimizi de ısıtmamız gerekiyordu yani. Bir de Tekirdağ’da olunca haliyle kendimize güldürmeyelim değil mi?

bozhanin-kaleminden-canakkale-assos-1-bolum (11)

Yemek çıkışı otel girişindeki tekelden bir şeyler alalım diyoruz. İçerideki resimler ilgimizi çekiyor. Birçok ünlünün orada çekilmiş fotoğrafları. Meğer sahibi Ali Baba Tekirdağ’ın en ünlü köftecisiymiş. Köfte işi ile oğlum ilgileniyor artık. Ben burada vakit geçiriyorum deyip başlıyor sohbete. Herhalde 1–1,5 saat kadar Tekirdağ’dan, memleket hallerinden sohbet ediyoruz. Daha sonra odaya çıkıp yatıp uyuyoruz.

bozhanin-kaleminden-canakkale-assos-1-bolum (12) bozhanin-kaleminden-canakkale-assos-1-bolum (13) bozhanin-kaleminden-canakkale-assos-1-bolum (14)

Sabah kahvaltımızdan sonra hazırlanıp yola çıkıyoruz. Ali Baba bizi uğurluyor.

bozhanin-kaleminden-canakkale-assos-1-bolum (15) bozhanin-kaleminden-canakkale-assos-1-bolum (16) bozhanin-kaleminden-canakkale-assos-1-bolum (17) bozhanin-kaleminden-canakkale-assos-1-bolum (18) bozhanin-kaleminden-canakkale-assos-1-bolum (19) bozhanin-kaleminden-canakkale-assos-1-bolum (20) bozhanin-kaleminden-canakkale-assos-1-bolum (21) bozhanin-kaleminden-canakkale-assos-1-bolum (22) bozhanin-kaleminden-canakkale-assos-1-bolum (23) bozhanin-kaleminden-canakkale-assos-1-bolum (24) bozhanin-kaleminden-canakkale-assos-1-bolum (25)

İlk durağımız olan Bolayır’a gidiyoruz. Günümüzde güzelliği dünyada da bilinen Saroz körfezi karşılıyor bizi. Dalma sporu ile uğraşanların sıkça ziyaret ettiği bir bölgedir Saroz körfezi ve hemen Bolayır’ın yanı başındadır. Güzelliği bizi de büyülüyor.

bozhanin-kaleminden-canakkale-assos-1-bolum (26) bozhanin-kaleminden-canakkale-assos-1-bolum (27) bozhanin-kaleminden-canakkale-assos-1-bolum (28) bozhanin-kaleminden-canakkale-assos-1-bolum (29) bozhanin-kaleminden-canakkale-assos-1-bolum (30) bozhanin-kaleminden-canakkale-assos-1-bolum (31) bozhanin-kaleminden-canakkale-assos-1-bolum (32) bozhanin-kaleminden-canakkale-assos-1-bolum (33) bozhanin-kaleminden-canakkale-assos-1-bolum (34) bozhanin-kaleminden-canakkale-assos-1-bolum (35)

Bolayır Çanakkale savaşındaki stratejik konumu dışında, bölgede her iki denize de hakim olan yapısı sebebi ile her dönem önem arz etmiştir. Osmanlı İmparatorluğu’nun Avrupa kıtasında fethettiği ilk kale olan Çimpe kalesinin de bulunduğu bir yerdir. Ayrıca 19.yy.da yaşamış en ünlü Türk yazarlarından olan Namık Kemal’in de mezarı Bolayır’dadır . Halkın çıkarlarının her şeyin üstünde olduğunu düşünerek yazdığı yazılar sebebi ile birçok sürgün ve hapis cezaları almıştır ünlü yazar.